Mutfak dekoru Travesti

Evin en önemli kısmı hanımlar için kuşkusuz mutfaktır. Günümüzün çoğunu orada geçirdikleri için mutfak dekorunun da iç açıcı ve güzel olması gerekir. Son zamanlarda artık karşımıza klasik mutfakların yanında çokça çeşit mutfak modeli çıkmaktadır.
Country mutfak dekoru
Eskiye yönelik çalışmalar demek olan country vintage akımının etkisiyle her yerde görmeye başlandı. Eskiye dönüş ve ahşap dolaplarla uyum sağlanmak için tasarlanan country mutfak dekoru hem eskiyi anımsatan izlenimiyle hem de modern havası ile çok tutulan bir model olmuştur. Sıcak, samimi ve sade oluşuyla ev hanımlarının yeni tercihi haline gelen bu model aynı zamanda kullanışlı ve konforludur.
Kara tahta mutfak dekoru
Klasik tarzdan sıkılan ve modern tasarımlardan hoşlanan evinin genel konsepti modern olan hanımlar için kara tahta mutfak dekoru doğru bir tercih olacaktır. Yenilikçi kişiliğin son trendi olan bu modelle yaz, çiz, not tut, sil adı altında mutfağınızda eğlenceli vakit geçirebilirsiniz. Siyah rengi sevenler için duvarın bir kısmının kara tahta siyahına boyanması ile ya da asılabilir tahta ile oluşturulan bu tarz mutfağa değişik bir hava katıyor.
Tablolu mutfak dekoru
Tabloların artık evin her köşesinde kullanıldığı gerçeği mutfaklara da yansımış tablolu mutfak dekoru fikirleri ortaya çıkmıştır. Ailenizle çekindiğiniz bir fotoğrafı ya da bütün sevdiklerinizin Travesti istanbul olduğu bir fotoğrafı tabloya asarak mutfağınız en güzel yerini hareketlendirebilirsiniz. Boş bir duvara komple küçük tablolar asarak konsepti tamamlayabilirsiniz. Boş raflara koyacağınız küçük dekoratif biblolar ya da ayaklı çerçeveler ve ya canlı çiçek sevenler için küçük saksılar koyarak mutfağınızı yemek pişirme alanından çok yaşam alanına çevirebilirsiniz. Güzel bir aydınlatma ile de mutfağın genel konseptini tamamlayabilir modern havayı yakalabilirsiniz.

Hamilelik diyeti nasıl yapılır

Hamilelik her anne için hem oldukça heyecanlı hem de zorlu bir dönemdir. Bu dönemde vücutta bir takım fizyolojik belirtilerin yanı sıra ruhsal ve metabolik değişimler de normaldir. Sırt ve bel ağrıları, mide bulantısı ve kusma, vücutta oluşan çatlaklar ve anne adaylarını en çok tedirgin eden konulardan bir tanesi olan kilo alma. Gebelikte kilo almak gayet normal bir durumdur. Fakat pek çok kişi ‘ hamileyken yemeyeceğim de ne zaman yiyeceğim’ mantığıyla fazla yemek yeme hatasına düşmektedirler. Hamilelikte ilk Travesti 3 ay kilo belirtisi fazla olmaz. Son altı ayda ise her ay yaklaşık olarak 2 kilo alınır. Gebelik döneminde 10 ila 17 kilo arasında kilo almak normaldir. Hamilelikte hiç kilo almadım diyenlere siz kulak asmayın. Hem kendi sağlığınız hem de bebeğinizin sağlığı için kilo almanız hem normaldir hem de gereklidir. Fakat normalden fazla kilo almak istemiyorsanız da öğünlerinize dikkat etmeniz gerekir. Şimdi hamilelik diyeti nasıl yapılır, hamilelikte diyet zararlı mıdır gibi sorulara uzmanların görüş ve tavsiyeleri ışığında bir göz atalım.
Hamileler Kişiler Hangi Yiyecekleri Tüketmelidir?
Uzmanların tavsiyelerine göre hamilelerin öncelikle bolca su tüketmeleri gerekmektedir. Pek çok uzman doktor hamile bir kişinin günlük su tüketiminin 2 litrenin altına düşmemesi gerektiğini söylemektedir. Ayrıca gebelerin bebek sağlığı için de kalsiyum, protein ve c vitamini gibi besinlere ihtiyacı vardır. Yağsız süt peynir, badem, sardalye gibi gıdalardan bebeklerin kemik ve diş gelişimini destekleyecek kalsiyumu alabilirler. Tavuk eti, dana eti, balık, yumurta süt gibi gıdalardan da hem annenin hem de bebeğin ihtiyaç duyduğu protein sağlanabilir. C vitaminini ise portakal, lahana, greyfurt, domates, patates ve çilek gibi gıdalardan alarak anne adayları, hem kendi metabolizmasını hem de bebeğinin metabolizmasını muhafaza edebilir. Bunların dışında kepekli ekmek, bezelye, ahududu, pırasa, kuru kayısı, kepekli makarna, kuruyemiş gibi lifli gıdalarla da vücutta besin emilimini destekleyen besinlerdir.
Gebelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bu konuda bilinmesi gereken en önemli gerçeklerden bir tanesi de hamilelikte diyet yapmak bebeğiniz açısından sağlıklı bir durum olmamasıdır. Sizin kilo almamak için yaptığınız diyet, tek besin kaynağı annesi olan bebeğinizin aldığı gıdaları kısıtlayacaktır. Ayrıca hamilelik döneminde tatlı ve hamur işinden uzak durmanız gerekir. Günlük ekmek tüketimini minimuma indirgeyerek beyaz ekmek ve kepekli ekmek tercih etmelisiniz. Sabah kahvaltıda ve öğlen meyve tüketmek ve ara öğünlerde değil ana öğünlerde doymak sizin için daha sağlıklı olacaktır.

Oksijen

Oksijen , atam numarası diye adlandırdığımız sıralamada 8 numaraya sahip olan ve ‘ O ‘ harfi ile simgelenen kimyasal bir elementtir . Oksijen ismi bir çok kimyasal terim gibi Yunanca kökenli bir kelimedir . Oksijen Dünya üzerinde bulunan bitkiler hariç bütün canlıların yaşam desteğini sağlayan bir elementtir . Dünya üzerindeki hiçbir canlı oksijen olmadan yaşamlarını sürdüremezler . Akciğerlerimizin teneffüs ettiği oksijen canlılara yaşam kalitesi katmasının yanı sıra Dünya atmosferini oluşturan ve bu oluşumda ki en büyük pay sahibi olan bir elementtir . Dünya ‘daki en gelişmiş form olan insanlar tarafından yapılan araştırmalara göre Evren ‘deki hiçbir gezegende oksijen bulunmamaktadır . Kendi atmosferi olan gezegenlerde dahi oksijen elementi minimum düzeyde bulunmaktadır . Bu düzeyde ki oksijen bir insanın yaşamını sürdürmesini sağlayamadığı gibi Dünya ‘da yaşayan hiçbir canlıyada ev sahipliği yapamaz . Bir çoğumuza hayat verdiği söylenen ve aynı zamanda Dünya ‘daki bir çok canlıyı rahatlatan veya ferahlatan su ise %88 ‘i oksijene sahiptir . İnsanlık bir yana tüm canlılara verilen büyük nimetlerden en başında gelen su , bir çoğumuzun beslenme , yaşama veya kişisel dahi olmak üzere temizlik konusunda önemli rol oynamaktadır . Suyun büyük bir çoğunluğu oksijenden oluştuğu için bu doğal element bizim yaşam anahtarımız olmasının yanı sıra bir çok bilim insanınında önemli buluşlarında baş rol oynamaktadır . Oksijen elementlerin arasında biz insanoğluna en faydalı elementtir . Bir insan solunum yapamadığı zaman kalp kan pompalayamaz ve kan dolaşımı durduğu için sahip olduğumuz beyin işlevsiz hale gelir . Bu durumu ayakta tutan tek element oksijendir . İnsanlığa verilen ve insanların göremediği en büyük soyut nimettir .

Dikiş Makinesi

Dikiş Makinesi , bir çok farklı çeşitlerden oluşan tekstil ürünlerinin dikimini gerçekleştirmek için kullanılan bir makinedir . Tarihte bilinen ilk dikiş makinesi Fransa ülkesinde yaşayan ve aynı zamanda Fransız uyruklu olan Barthelemy Thimonnier tarafından icat edilmiştir . Barthelemy Thimonnier tarafından 1830 yılında icat edilen ve dönemin sıra dışı olarak nitelendirdiği bu eşsiz görülen makine yine pratik zekanın vermiş olduğu meyvelerin en önemlisidir . Çünkü insan için en başta gelen 3 unsur yemek , barınmak ve giyinmektir . Giyinmek unsurunu en pratik hale getiren bu değerli mucit Barthelemy Thimonnier uzun uğraşlar ve çabalar sonucu 1830 yılında dikiş makinesini icat etmiştir . Bu insanlığa yararı dokunacak ve gerçekten büyük önem arz eden buluş ne kadar harikulade bir zekanın ürünü olmuş olsa da gelişen insanlıkla birlikte geliştirilmiştir . 1830 yılında Barthelemy Thimonnier tarafından icat edilen dikiş makinesi 1846 yılın ABD ‘li Elias Howe tarafından geliştirilmiştir . Bu gelişimiyle birlikte daha da pratik bir hal alan dikiş makinesi artık seri üretimlerde kullanılabilecek ve bir çok insanın temel ihtiyacı olan giyinme unusurunu da es üst düzeyden süsleyip taçlandırmıştı . Denildiği gibi kendini geliştirmekte olan insanlık beraberinde bir çok buluşu da geliştirdiği için bu dikiş makinası da geri kalmadı . İlk başlarda el ile kullanılan dikiş makinesi zamanla gelişerek ayak ile destekli bi şekilde de kullanılmaya başlandı ve bunlarında yanı sıra çağ atladıkça gelişmeye devam eden bu buluş son halini elektrik ile çalışarak üretmeye başlamakla taçlandırmıştır . Günümüzdeki teknoloji ile tanışan dikiş makineleri seri üretimlerin yanı sıra arzu eden insanlarında evlerinde bulunabilen bir makinedir . 1830 yılında icat edilen bu buluş günümüzde halen daha önemli bir rol oynamaktadır .

Kömür

Kömür ; katı , koyu renkli , karbon dahil olmak üzere yanıcı gazlara sahip olduğu gibi zengin bir kayaçtır . Dünya ‘nın bir çok noktasında bulunan kömür yer yüzeyine en yakın yerlerde veya daha derinlerde rastlanabilcek bir kayaçtır . Torkugillerden oluşan kömür aslında dünyanın sahip olduğu katmanlar arasında da yer alabilir diyerbiliriz . Kömür , organik maddelerin kısmi ayrışması nihayetinde kimyasal dönüşümlere uğramasından dolayı oluşan bir çok madde içermektedir . Kömürün sahip olduğu organik maddelerinin kimyasal dönüşüme uğrama sürecine kömürleşme denmektedir . Kömürün tarihi bilinen şekilde günümüzde şöyle anılmaktadır ; Milattan Önce Çinliler tarafından farkedilip kullanılmaya başlanmıştır . Fakat kömürün en sık ve yoğun kullanımı 18. Yüz yılın ikinci yarısından itibaren başlamıştır . Dünya geliştikçe kömür kullanımıda artmıştır . Gelişen sanayileşme ve endüstri bir çok ürünü imal etmek amaçlı veya kullanılır hale getirmek için kömürü kullanmıştır . Kömür Dünya tarihinde gittikçe önemli ve vazgeçilmez bir mineral haline getirilmiştir . Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde büyük bir ölçüde tercih edilmeyen kömür halen daha Dünya gözünde yer altı zenginliği olarak bilinmektedir . Aslına bakılırsa Dünya doğalgazı keşfetmeden evvel her bireyin ve aileninde vazgeçilmez yaşam kaynaklarından birisiydi . Bir çoğumuzun evini ve ocağını ısıtan bu doğal mineral bir çok emekçinin yer altından çıkartıp evlerimize kadar ulaştırması da tarafımızdan bakıldığında gerçekten çok zor bir işlem olarak görülmektedir . Tüketici kimliğiyle yıllarca kömür kulanan bireyler belkide evine kadar gelen kömürlerin ne kadar zorlu ve karışık işlemlerden geçtiğini bilmemekteydi . Gelişen teknolojiyle 2. Planda kalan kömür ülkemizde hala Anadolu bölgesinde vazgeçilmez bir mineral olarak bir çok kişinin vazgeçilmezi de diyebiliriz .

BALIK PİŞİRMENİN PÜF NOKTALARI

Balık ızgarada , fırında , yağda , tencerede (buğulama) , sote etme (kavurma) ve haşlama yöntemleriyle pişirilir . Kızartma dışında hepsi sağlıklı pişirme yöntemleridir . Bazı kişiler kokmak istemediği için , özellikle kızartma yapmak istemezler . Oysa ki ocak üzerinde limon kabuğu yakmak veya bir cezvede sirke kaynatmak , bu sorunu bertaraf etmede gayet pratik bir çözümdür . Büyük balıklar dilim halinde , küçük balıklar ise bütün kızartılmalıdır . Unlanan balık hem daha lezzetli olur hem de tavaya yapışmaz . Kızartılacak balık , temizlenip iyice yıkanmalı ve kağıt havlu ile kurulanmalıdır . Kızartma dışındaki pişirme yöntemlerinde koku sorunu minimum düzeydedir . Izgara yaparken yağlı balık seçmekte fayda vardır ; yoksa ızgaraya yapışabilir . Pişirmeden 2 – 3 saat kadar önce balığa soğan suyu ve zeytinyağı sürülüp bekletilirse daha lezzetli olur . Pişirirken çatlamaması için ise iki yanı bıçakla çizilir ama bu yöntem balığın suyunun azalmasına neden olabilir . Çabuk pişirmek için balık parçalara bölünerek şişe de geçirilebilir . Fırında pişirme yöntemi , balığın 180 derece gibi ortalama bir ısıda , bir fırın kabı içinde bazı sebzelerle birlikte pişirilmesini içerir . Balık , yüksek hararetli fırında , içine hiçbir şey katmadan da pişirilebilir . Doğru pişirildiğinde , fırında rosto edilmiş balığın dış yüzeyi çıtır çıtır ve lezzetli , iç kısmı ise sulu ve pişmiş olur . Kavurma yönteminde kalın tabanlı ve içi yapışmaz malzemeyle kaplı tavanın içi hafif yağlanıp iyice kızdırıldıktan sonra , balık filetoları , her bir yüzü 2 dakika süreyle çevirtilerek sote edilir . Bu pişirme yönteminde tereyağı kullanılmamalıdır . Balık eti çok narindir ve fazla pişirmemek gerekir . Kısa sürede piştiğinden ve Omega 3 yağı içerdiğinden , balığı bu sağlıklı yağı uçurmadan ve yakmadan pişirmek önem taşır .

Zeka Ve Zeka Yaşı

Zeka, insanın zihinsel becerilerini ve bilgi dağarcığını öğrenmek, problem çözmek ve toplumda değer gören sonuçlara ulaşmak için kullanılan bir olgu olarak biliniyor. Zeka testi, insanların zihinsel kabiliyetlerini ölçebilmek ve onları bu konuda diğer insanlarla karşılaştırabilmek için geliştirilen testlerdir. Zeka konusunda öne sürülen ve diğer insanlarda zihinsel kabiliyeti karşılaştırabilme hakkında ilk fikirler tarih öncesi 2200’lü yıllarda başlamıştır. O zamanlarda Çin hükümdarlarının hizmetçi alımlarında dahi yetenek testleri kullandıkları bilinmektedir. 19.yy’ın sonlarına doğru günümüz döneminde kullanmış olduğumuz zeka testlerinin temelleri atılmaya başlanmıştır. Zeka yaşı kavramı ilk olarak çocukların zihinsel gelişimine atfen 1908 yılında Simon ve Binet adında iki bilim adamı tarafından ortaya konulmuştur. Zeka yaşı, test yapılan çocuklara sorulup alınan cevaplara göre bir yaş aralığına göre sonuçlandırılıyor. Örneğin, teste tutulan bir çocuğun yaşı 5 fakat verdiği cevaplar yaşına göre belirlenen seviyenin üzerinde ise, çocuğun zeka yaşı bulunduğu yaşın üzerindedir. İnsan yüzlerce değişik zihinsel anlamda yeteneğe sahiptir ve bu yeteneklerin bir kısmı bu testlerle güvenilir bir şekilde doğru anlamda ölçülerek kişilerin akademik yetenekleri ortaya çıkarılabilir.

Zeka yaşını ve zeka seviyesini bir örnek ile açıklayacak olursak; 9 yaşındaki bir çocuğa 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 yaş gruplarından 12’şer soru sorulmaktadır. 6, 7 ve 8 yaş grubu sorularının hepsini doğru yanıtlıyor. 9 yaş grubundan 10, 10 yaş grubundan 8, 11 yaş grubundan çocuklar ise 6 soruyu doğru cevaplıyor. 12 yaş grubu sorularını bilemiyor. Bu cevaplara istinaden çocuğun zeka yaşı: 8 yaş + 10 ay + 8 ay + 6 ay = 8 yaş + 24 ay = 10 olarak kaydedilmektedir.

İlişkilerde En Sık Yaşanan Kavga Sebepleri

Bebeklerde Gaz Problemi

Her bebekte meydana gelebilen gaz problemi anne ve babaların en çok şikayet ettiği problemlerden biridir. Bebekler anne sütü ile beslendiği dönemlerde en çok gaz orunu yaşarlar. Bunun sebebi bebeği emzirirken doğru pozisyonda tutmamak, emdikten sonra gazını çıkarmamak ve annenin beslenmesinden kaynaklanmaktadır. Bebeklerde gaz problemi doğal bir durumdur. Fakat bunu en aza indirmek için anneler biraz daha dikkatli olması gerekmektedir.

Bebeklerde Gaz Problemi Neden Olur ve Nasıl Giderilir?

Bebeğiniz emdikten sonra gazının çıkarılması bebeğin daha huzurlu olmasını sağlar. Aksi halde ağlama nöbetleri ile karşı karşıya kalınabilir. Bu durum annenin paniklemesine sebep olabilir. Bebeğinizin gazı çıkarıldığında daha rahat olduğunu gözlemlersiniz. Bebeklerdeki gaz problemlerinin diğer bir sebebi ise annenin beslenmesidir.

Anne gaz yapıcı gıdalardan uzak durduğunda bu sorun en aza indirilmiş olur. İnek sütü ve mama ile beslenen bebeklerde gaz problemi daha sık olmaktadır. Bu durumda doktorunuza başvurmalısınız. Gaz sancıları bebeğin ağlamasına ve uykusuzluğuna sebep olacağından gaz sancıları başladığında minik egzersizler ile bebeğinizin gazını çıkarabilirsiniz. Egzersizler sonucunda da bebeğiniz hala gaz sancısı çekiyorsa ılık bir havluyu karın kısmına koyarak vücudunun rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

Bazı bebeklerde gaz problemi kronikleşebilir. Bu durumda ebeveynler ilaca başvurmak isteyebilirler. Fakat ilaç kullanmak yerine başlangıç olarak doğal yöntemleri tercih edilmelidir. İlaca başvurulacak koşullarda ise doktor gözetimi olması gerekir. Kimi bebek gaz sorunu yüzünden sürekli huzursuz bir haldedir. Bebeğinizi özellikle besledikten sonra gazını çıkartmanız onu rahatlatacaktır.

Bebeklerde gaz problemi her bebeğin gelişim döneminde karşılaştığı problemlerdendir. Bu durum karşısında ebeveynler panik yapmadan bebeğin gazını çıkartmalıdır. Gaz sorunu her bebekte normal karşılanacak tepkilerden biridir. Önemli olan bunun beslenmeden kaynaklığı olduğunu bilinçli bir şekilde bilmektir.

 

İshale Ne İyi Gelir ?

Abajur Temizliği Nasıl Yapılır Abajur Bakımı Yapmanın Püf Noktaları Nelerdir?

Evinizde ışıklandırmalarda kullandığınız abajurlar zamanla kirlenebilir. Lamba ve toz olma durumuna karşı abajurlarınızı temizlemek isteyebilirsiniz.

Öncelikle her abajur modeli ve kullanılan malzeme farklı olduğundan abajurunuzu buna göre temizleme yapmalısınız. Kumaş abajurlar sıkça tercih edilen abajurlardır. Bunun için patates unu kurtarıcınız olabilir. Patates ununu abajur üzerine serpip birkaç dakika beklettikten sonra bir fırça yardımı ile abajurunuzu temizleyebilirsiniz.

Hasır abajurlarınız için süt kullanımı daha uygundur. Bir sünger yardımı ile hafifçe silme işlemi yaptıktan sonra kurutup abajurlarınızı temizleyebilirsiniz. Kağıt abajurlarda ıslak bez kullanımı abajuru boza bilir. Bu sebeple kuru ve yumuşak bez tercih ederek tozunu almanız önerilir. İpek kumaştan yapılmış abajurlarda ise çok az miktarda benzini bezinizin üzerine damlatarak silme işlemi yapabilirsiniz.

Aydınlatma amaçlı kullanılan abajurlarınızın temizliğine başlamadan önce abajurda kullanılan malzemeye dikkat etmenizde fayda var. Özellikle yazılı kağıtlar ile yapılmış abajurların temizliğini ıslak bez ile yaparsanız yazıların silinmesi ile karşılaşabilirsiniz. Buna dikkat ettiğinizde herhangi bir aksilikle karşılaşmazsınız.

 

Sigarayı Bırakmak Kilo Aldırır Mı ?

Ayak Şişmesi Nasıl Oluşur? Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Toplumda sık yaşanan sağlık sorunlarından biri de ayak şişmesi sorunudur. Genelde tehlikeli sonuçlara varmayan bu sorun kısa süreli sürmekte ve genelde kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Ayaklarda yer alan lifli damarlardan akan sıvının dokularda birikmesi sonucu meydana gelen ayak şişmesi sorunu uzun süre devam ettiği takdirde bireyin iş ve sosyal hayatını olumsuz etkilemektedir.

 

Ayak Şişmesini Meydana Getiren Nedenler

  • Uzun süre hareketsizlik: Uzun süre hareketsizlik sonucunda ayaklarda bulunan damarlara kan akışı minimuma inmekte bunun sonucunda da ayak şişmesi sorunu ortaya çıkmaktadır.
  • Aşırı kilolar: Ayak şişmesine neden olan unsurlardan biri de aşırı kilolar vücudu taşımakla da görevli olan ayaklar aşırı yüklenme sonucunda işlevini bozabilmekte ve sonuç olarak şişebilmektedir.
  • Ağır darbeler: Kaza veya ağır darbeler sonucunda da ayak şişmesi sorunu meydana gelebilmekte darbe alan ayaklarda ilk önce damarlar sonra da dokular zarar görmekte bunun sonucunda da şişebilmektedir.

 

Ayak Şişmesinde Yapılması Gerekenler

  • Şişen ayakların havaya kaldırılması: Kanın düzenlemesinde de rol alan havaya kaldırma yöntemi ayak şişmesi sorunlarında etkili yöntemlerdendir. Şişen ayakların bir müddet havada kalması şişliğin inmesi konusunda faydalar sağlamaktadır.
  • Buz uygulaması: Eski tarihlerden beri şişlikler için kullanılan tedavi yöntemlerinden olan buz uygulaması ayak şişmesi sorununda da etkili yöntemlerden şişen bölgeye birkaç dakika uygulandığı takdirde şişliğin indiği görülmüştür.

 

Ayak Şişmesinde Ciddiye Alınması Gereken Durumlar

  • Sürekli ve nedensiz ayak şişmesi ciddiye alınması gereken durumlardan ve bu durumda vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
  • Ayaklarda renk değişimi oluştuğu da vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.

 

Tedavisi

Ayak şişmesi sorunun tedavisi oldukça basittir. Tedavide genelde hekim tarafından reçeteli olarak yazılan şiş indirici merhemler uygulanmaktadır. Masaj uygulaması ile şişen ayaklara sürülen merhemler sayesinde ayak şişmesi sorunu kısa sürede ortadan kalkmakta ve birey günlük hayatına kaldığı yerden devam etmektedir.

 

Not: Yazı bilgi içeriklidir. Reçete değildir.