Yazlık Erkek Mont Modelleri Travesti

Erkeklerin yazın da kışın da tercih ettikleri farklı mont modelleri bulunmaktadır. Kışın kalın ve uzun montlar erkeklerin tercihleri olurken yazlık ürünler için açık renkli ve ince kumaşlı olan modeller tercih edilmektedir. Yazlık erkek mont modelleri her yaş grubuna hitap eden ürünleri sizlerle buluşturuyor. Herkesin rahatlıkla kullana bileceği yazlık montlar, seri havalarda yanınızda bulundurabileceğiniz şık ürünlerdir.
Erkeklerin yazlık montlar arasında en çok ilgisini çeken modeller açık renkli ürünler oluyor. Açık renkli mont modelleri arasında krem rengi ve ekru tonları en fazla ilgi görenler oluyor. Açık renk mont modelleri arasında desenli olan tasarımlar da bulunmaktadır. Desenli Travesti istanbul mont modelleri daha çok gençlerin tercih ettikleri ürünlerdir. Gündelik veya spor giyinen kişiler için bu montlar iyi bir seçenek olabilir. Spor giyinen kişilerin tarzlarına hitap eden çok sayıda ince yazlık mont tasarımı bulunuyor. Özellikle de kapüşonlu olan yazlık montlar sportik erkeklerin en çok ilgi gösterdikleri ürünler olmaktadır.
Erkeklerin yazlık montlar arasında en çok kullandığı tasarımlardan biri de kot montlar ve deri montlar olmaktadır. Deri montlar havalı bir tarz oluşturmak isteyenler için doğru bir seçenek olurken kot mont modelleri daha çok gündelik kombinler için tercih edilebilir. Kot mont modelleri arasında yer alan açık ve koyu renk seçenekleri de bu ürünlerin daha fazla kıyafet ile kombin yapılmasına olanak sağlamaktadır.

Kaban Modelleri

Kabanlar erkeklerin de bayanların da şık kıyafetlerini tamamlamak için tercih ettikleri ürünlerdin başında gelmektedir. Birçok giyim markasının kışlık ürün reyonlarında da kaban modelleri bulunmaktadır. Kabanlarda hem erkekler için hem de bayanlar için farklı model ve tasarım çeşitleri bulunmaktadır. Kabanlar uzun oldukları için tesettürlü bayanların da en çok tercih ettiği ürünler olmayı başarmaktadır.
Kabanlar kullanılarak yapılan kombinler şık görünüme sahip olurlar. Elbette kullanılan kıyafetlerin de kabanlar ile uyumlu olması gerekir. Daha çok klasik giyinen kişiler bu ürünleri kullanarak şık görünüm elde edebilirler. Tesettürlü kaban modelleri tesettürlü giyinen bayanların tercih ettikleri şık ürünler olmaktadır. Genellikle diz altı olan bu ürünlerde farklı renk seçenekleri de bulunmaktadır. Yeşil, bordo ve tozpembe yeni sezonda tesettürlü bayanların en fazla kullandıkları ve ilgi gösterdikleri ürünler olmuştur. Her yaş grubuna hitap eden farklı kaban seçeneği bulunmaktadır. Bayanların farklı ve şık kombinler yapmak için yeni sezonda tercih ettikleri ürünler askeri tarzlarda olan kabanlar oluyor. Bu kabanlar düğme detayları ile farklılıklarını ortaya koymaktadır.
Erkek kaban modelleri arasında yer alan modellerde koyu renkler her zaman daha fazla ilgi görmektedir. Travestiler Siyah kabanlar klasik giyim için de gündelik giyim için de tercih edilebilir. Erkelerde kombin yapmak için ayakkabının mont ile uyumlu olması yeterli olmaktadır. Bu sebeple de erkekler siyah kabanları sıklıkla kullanırlar.

Korkmak

Kelime anlamı ; herhangi bir şekilde gelişen durum anında kişinin panik halinde olması , endişe duyması , zaman zaman hareketsiz kalması , konuşamaması ve bu sebepten vücut fonksiyonlarının değişmesi durumuna verilen addır . Bu durum her insana göre farklılık gösterebilmektedir . Bazı insanlarda korkmak eylemi oldukça abartılı bir hal alsa da , bu kişinin elinde olan bir durum değildir . Bu gibi durumlarda kişiyi korkutacak veya panik haline sokacak nedenlerden uzaklaşmak gerekir . Korku duyan kişinin vücudu bazı durumlarda otomatik olarak savunmaya geçmektedir . Diş ve çenenin ana savunmaya geçmesinin her insanda normal seyirde ilerleyen bir durum olduğu bilim adamları tarafından açıklanmıştır . Herhangi bir şeyden korkan insan , ufak çaplı bir tedirginlik yaşasa dahi , farkında olmasa bile bunu çok zor atlatabilir . Bir süre sonra , hatta belki yıllar sonra korktuğu an yaşadığı kısa panik veya tedirginlik , aslında kişide kalıtsal sorunlara yol açmış ve bunu belli bir zaman diliminde kendini kişiye tekrar hatırlatabilir . Korkmak eylemi , kişide ciddi sinir yapısı sarsıntılarına yol açmaktadır . Deyimlerde yer edinen “ öd patlaması “ durumu aslında korku halinde iken yaşanması mümkün olan bir durumdur . Korkan kişinin vücudunda bazı değişiklikler gözlemlenmektedir . Karın veya mide ağrısı , nefes almada güçlük , ani gelişen refleksler ve buna bağlı çarpmalar , eğer yüksek dereceli bir korku yaşanmış ise bayılmalar ve sinir yapısı sarsıntısı sonucu ağlamak yada gülmek eyleminin başlayıp , hemen ardından bunun durdurulamaması söz konusu olabilir . Nadiren rastlanan bazı durumlarda korkan kişi akıl sağlığını kaybetme eşiğine gelebilir .

Güneş Gözlüğü

Güneş gözlüğü , genellikle yaz aylarında ve güneşli günlerde güneşin zararlı olan ışınlarından gözü korumak amaçlı kullanılan bir aksesuardır . Fakat güneş gözlüğünün çok fazla kullanılması kulaklarda duyma problemlerine yola açabilmektedir . Özellikle lens kullananların her daim yanlarında bulunması gereken ve güneşli günlerde muhakkak kullanılması gereken bir eşyadır . Güneşe karşı hassas olan insanların ya da çocukların güneş gözlüğünü sağlık açısından kullanması önemle tavsiye edilir . En önemli organımız olan ve yaşadığımız hayatı görmemizi sağlayan gözlerimizi korumak için güneşten kaçmak yerine güneş gözlüğü kullanarak bu durumu örtebiliriz . Fakat göz koruma aparatı olan bu aksesuar kesinlikle ucuz malzemeden üretilmiş veya plastik malzeme içeren ürünlerden kesinlikle ve kesinlikle olamamalıdır . Ucuz veya kötü malzemelerden elde edilmiş gözlüklerin kullanılması durumunda göz sağlığını dikkate almak yerine daha da fazla zarar verdiğini farketmemiş olsanız bile aslında çok zarar vermiş oluyorsunuz . Güneş gözlüğü ilk olarak Çin ‘liler tarafından 7 ‘nci yüz yılda icat edilip günümüze kadar gelmiştir . Güneş gözlüğü adı üstünde olduğu gibi güneşten korunmak amaçlı kullanılan ve baş ağrılarının önüne geçmek için kullanılan bir araç olsa da günümüzde ki bir çok bilinçsiz insan sadece tarz görünmek için ve rahat bakış açısı sağlamak için ucuz veya pahalı olsada böyle bir yol seçip kendilerine iyilik yapmış olmuyorlar . Migren diye nitelendirilen baş ağrılarının en yoğun yaşandığı bir hastalığa yakalanan insanın mutlaka güneşli havalarda dışarı çıkarken kaliteli ve gerçek camdan yapılmış bir güneş gözlüğü kullanması gerekir . Aslında Çin ‘lilerde 7 ‘nci yüz yılda icat ettikleri güneş gözlüklerini güneşten korunmak için değilde yargıçların mahkemelerde yüz ifadelerini saklamak için kullandığı söylenmektedir .

Yıldırım

Gök yüzünde bulunan bulutların üst katmanlarında oluşan pozitif yüklere , alt katmanlarda bulunan negatif yüklerin bir araya gelerek oluşturduğu enerji transferine verilen addır ve yer yüzü ile bulut arasında bulunan elektrik yüklerinin hızlı deşarj olması , yıldırım oluşumuna sebep olur . Yer yüzü ve bulut arasında bulunan çok yüksek gerilimli elektriğin boşalması durumuna yıldırım adı verilir . Buluttaki buz kristali adı verilen cisimlerin birbirine sürterek elektrik oluşturduğu ve bu sebepten de yıldırım meydana geldiği bilimsel olarak açıklanmış bir durumdur . Bulut ve yer arasında oluşmuş olan potansiyel farkın artması ve yüksek oranda bir değere ulaşması durumunda , bulunan havanın iletken olmaması sebebi ile havada iletken bir kanal oluşur ve buna istinaden gök yüzünde oluşan yıldırım yer yüzüne düşer . Şimşek ve yıldırımın aynı anlamı taşıdığı bilinmektedir fakat farklı anlamlar taşımaktadır . Bulutlar arasında gelişen ve yer yüzüne düşmeyen olaya şimşek , yalnız bulutlar arasında kalmayıp , toprak ve gök yüzü arasında oluşan etkileşime yıldırım adı verilir . Yıldırımın hızı yaklaşık olarak 1000 km’ dir . Yıldırımın yer yüzüne düşmesi sonucunda aniden gerçekleşen ısılar meydana gelir ve buna bağlı olarak hortum ya da hortumlar oluşabilmektedir . Oluşan yıldırımın sıcaklığı , yaklaşık olarak 1500 derece’ dir ve havanın 15000 dereceye kadar ısınmasına sebep olabilmektedir . Böylelikle yıldırım , bir çok yıkıcı ve yanıcı olayı doğurmaktadır . Yıldırım hakkında ortaya atılan ve araştırmaya başlanılan ilk teoriler 17 . yy. ‘ da geliştiği söz konusudur . İlk teoriyi Descartes adında uzman bir bilim adamı ortaya atmıştır ve ilk araştırmalar ortaya atılan bu teorinin üzerine gelişmiştir .

Kalem

Kalem , daha çok yazı yazmakta ve türlerine göre değişgenlik gösteren kalemler resim çizmekte kullanılan uzun ve ince bir çubuk şeklindeki araçtır . İlk olarak üretilen kalem kurşun kalemdir . Büyük bir çoğunluğu ahşaptan oluşan kurşun kalemin içi ise grafit ile oludur . Yazmasını sağlayan madde grafit olsa da bunu çehreleyen ahşap yazı yazmada veya resim çizmekte kolaylık tanımaktadır . Sadece ahşapla çehrelenmiş kurşun kalemler olmadığı gibi metal veya plastikle kaplı olarak bilinen kurşun kalemlerde vardır . Fakat en bilindik tipi ahşapla çevrili olan ve içi yazmayı ya da çizmeyi sağlayan grafitle doludur . Kurşun kaleme en yakın örnek olarak gösterilen ise uçlu kalemdir . Uçlu kalem mekanik bir kalemdir . Tepesinden bastıkça karbondan üretilen uçları kalemin ucuna çıkartan ve yazmayı ya da çizmeyi gerçekleştirebileceğiniz kalemlerden biridir . Çek Cumhuriyeti ‘ndeki bir firma tarafından üretilmeye başlanan uçlu kalemler kurşun kalemin en pratik halini gözler önüne sermektedir . Kullanımlara göre bu kalemlerin uçlarına verilen çaplar değişmektedir . 0.5 , 0.7 ve 0.9 olarak bilinen en keskin örnekleridir . Tükenmez kalem ise içindeki borucuğun mürekkeple dolu olması özelliğiyle bilinmektedir . Borucuğun içindeki mürekkep tükenmez kalemin ucundaki metal bilye tarafından kağıda aktarılarak yazı yazıla bilir veya çizilebilir . Tükenmez kaleme verilen ‘tükenmez ‘ ismi ise mürekkebin kağıda temas ettiğinde kurşun kalemin silgi ile silindiği gibi silinemediğinden dolayıdır . Tükenmez kaleme neden bu ismin verildiğininde diğer bir cevabı bu kalem ile 2 – 3 kilo metre uzunluğunda bir çizgi çizilebilmesidir . Tükenmez kalem ise 1888 yılında Amerika ‘lı bir denizci tarafından icat edilmiştir ve patenti alınmıştır .

Telefon

Telefon , birbirinin arasında mesafeler bulunan insanların birbiriyle iletişime geçmesini ve bilgi alışverişini gerçekleşmesini sağlayan ses alıp verme aygıtına verilen isimdir . Telefon , ses dalgalarının karşı tarafın duyabilmesi ve karşı tarafında ses dalgalarının diğer bireye ulaşmasını sağlar . Telefon kelimesinin anlamı eski Yunanca ‘ya dayanmaktadır . Telos kelimesi Yunanca ‘da uzak kelimesini simgelemektedir ve Phone kelimesi ise ses kelimesini ifade etmektedir . Bu iki kelimenin oluşumundan türeyen sözcük ise hepimizin bildiği gibi Telephone yani telefondur . Telefonun ilk icadı tarihte Alexande Graham Bell ve Charles Sumner Tainter tarafından gerçekleştirilmiştir . O dönemde ise adını radyofon koymuşlardır . İki bilim adamı başarılı icatlarıyla ilk deneyimlerini 15 Şubat 1880 günü gerçekleştirmişlerdir . 1880 yılından günümüze kadar uzanan telefon icadı tarihte bir çok şekili alsa da şu anda bir çok bireyin cebini dolduran bir icattır . Telefon ilk etapta telgraf tellerine benzer bir sistemde iki insanın iletişim kurabileceği şekilde ayarlanmıştır . 1880 yılından beri kullanılan telefon tarihin önemli olaylarında büyük ölçüde kolaylık sağlayan bir unsurdur . Gittikçe geliştirilen ve kullanılması daha kolay hale getirilen telefon hala Dünya ‘da ki en kolay haberleşme aygıtıdır . Tarihte elde edilmesi ve kullanılması her insana nasip olmayan telefon buluşu şimdilerde 7 ‘den 70 ‘ e bir çok insanın elinde veya cebindedir . Günümüz teknolojisiyle bir çok fonksiyon eklenen telefon icadı bulunan bilgisayarla pekiştirilmiş bir biçimde hayatımızın içinde de diyebiliriz . Cebimizdeki telefonlar ne kadar haberleşmemizi sağlasa da aslında bir çok uygulamaya da sahiptir . Tarihle bağdaştırıldığında hem telgraf çeken hemde ses dalgalarıyla iletişime geçmemizi sağlayan bir cihaz haliine gelmiştir .

Panda

Panda , otçul ve memeli bir hayvandır ,doğdukları vakit neredeyse bir fare kadar olan bu sevimli hayvanlar diğer memeli hayvanlar aleminde en küçük yavru boyutlarında olmaları ile de çok dikkat çekerler .Anneleri tarafından sürekli emzirilen bu sevimli yavrular yaklaşık 1 saatte kendi ağırlıklarından fazla besine ihtiyaç duyarlar .Etçiler takımından olmasına karşın otçul beslenen bu şirin hayvanlar çoğunlukla solaktırlar .Yaklaşık üç aylık oldukları zaman yürümeye başlarlar,bambu bitkisiyle beslenen bu sevimli hayvanların en sevdiği yiyecek olan bambu bitkisi içeriğindeki hafif uyuşturucu etkisinden dolayı miskin ve tembel olurlar .Pandalar , bambuları yiyerek sert ve güçlü dişlere sahip olurlar neredeyse tek besin kaynakları bambudur ve başka yiyeceklere ihtiyaç duymazlar. Pandaların bazıları hayvanat bahçesinde yaşamakta olduğu için çiftleşmeyi bilmiyorlar ve bu durumda oldukça zorlanıyorlar ,yılda 1 defa çiftleştikleri için üremelerinde oldukça sıkıntı vardır Çin’de bazı hayvanat bahçesi yöneticileri bu sevimli hayvanlara panda çiftleşme videoları izleterek gebeliğin oluşmasını sağlıyorlar .Kış uykusuna yatmayan pandalar .bambu ağacının yaprak dökmemesi sebebiyle her daim yiyecek stok’u olan şanslı hayvanlardır .Pandalar çok tembel ve utangaçlığı sebebiyle neredeyse kendi soyunu tüketme tehlikesinde oldukları için koruma altına alınmıştır dünyada ilk üretilen cinsel gücü arttıran ilaçlar pandalar üzerinde denenmiş ve sonuç alınmıştır .Yılda bir defa çiftleşen bu sevimli canlılar her defasında hamile kalamasalar da hamilelik olduktan sonra doğum esnasında çift yavru doğurduklarında bir sürpriz yapmış olurlar .Fakat anne panda ikiz doğum yaptıysa eğer sadece birini kabullenir ve diğerini istemez bunun nedeni bilinmemekte olup diğer yavru şanslı değilse eğer hayata tutunamayarak ölür .Pandalar aşırı korkak ve utangaç oldukları için kendilerini korkutan ve huzursuzluk veren seslerden dolayı aniden ölebilen narin canlılardır .

ŞARAP

Şarap,üzüm meyvesinin mayalandırılması ile (fermente) yapılan alkollü bir içecek. Eski zamanlardan beri tüketilen şarap yapımı zahmetli olup emek ve bakım isteyen bir içki türüdür. Tarihte ilk şarabı hz Nuh’un içtiği söylenir ,keçisini otlattığı vakitlerde keçinin mutlu ve neşeli hoplayıp zıpladığını gören Nuh kendiside bu meyveden suyundan etkilenerek tükettiği söylenir.Ülkemizde Ağustos ayı ‘bağ bozumu’ ayı olarak adlandırılır,bu ayda üzümler toplanır,saplarından ayrılarak sıkılır ve şıra yapılır.Şıra yapımına çok dikkat etmek gerekmektedir,üzüm çekirdeklerini ezmeden dikkatli bir şekilde kabukların kalmasına özen göstererek kırmızı şarabı elde etmeye özen gösterilir.Ayrıca her üzümden şarap yapımı kaliteli olmaz ya tek cins üzüm türü kullanılmalı yada harmanlama yapılarak elde edilmelidir.Üzüm şarapları kırmızı,beyaz,ve pembe olarak adlandırılır, farklı meyvelerden de şarap yapmak mümkündür fakat dünya genelinde daha çok üzüm tercih edilenidir .

Tarihi 8000 yıl öncesine dayana şarap,bu yıllarda bir çok insan tarafından kutsal sayılmış hatta bazı inanışlarda Tanrının içeceği,yada inanışlarda şarap tanrısı olduğuna ve bunların pek çok kültürde var olduğu bilinmekte( antik mısır,yunanlılar ve Romalılar). Bir çok kültürün devamı olan şarap 17. yüz yılda yalnızca asillerin içeceği olması nedeniyle bir çok efsaneyi beraberinde getirmiştir,halk bu sebepten kan ile bağdaştırıp onları vampir olarak nitelendirmiştir.Fareler ve çeşitli insanlar üzerinde yapılan deneylerde vücuttaki telomermiş hücrelerinde yenileme yaparak yaşlanmasını önlediği söylenmiştir .Bir çok insana göre değişen tadı farlılıklar gösterebilmekte olup,diğer alkolü içkiler gibi birden çarpmayıp ,içtikçe güzelleştiren ve nasıl sarhoş ettiğini anlamadan dikkatli içilmesi gereken tat. Kalabalık içkisi olmamakla birlikte sohbetlerde kafa bulmak içinde pek uygun değildir şarap ,huzur için ,dinlenmek için yalnızlığı sever şarap.İnsanın doğasına en uygun olanı ise kırmızı şarap olup ,yanına en yakışan yiyecek peynir ve ettir.

GERİ DÖNÜŞÜM

İnsanlar tarafından tüketilen atıklardan elde edilen ve değerlendirilebilen atıkların, çeşitli fiziksel veya kimyasal işlemlerle ikincil ham maddeye dönüştürülüp tekrar üretim sürecine dahil edilmesine geri dönüşüm adı verilir. İkinci bir tanım olarak ta geri dönüşüm terimini, kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılması olarak açıklayabiliriz. Geri dönüşebilen maddeler cam, kağıt, alüminyum, plastik, pil, motor yağı, akümülatör, beton, organik atıklar ve elektronik atıklardır. Tükettiğimiz maddeleri yeniden dönüşüm halkası içine katabildiğimiz zaman, öncelikle bunların tekrar ham madde olarak kullanılmasını sağlamış oluruz. Böylece insan nüfusunun artışı ile paralel olarak artan tüketimin doğal dengeyi bozması, doğadan aldıklarımızı tekrar doğaya vererek azda olsa engellenmiş olmaktadır. Bununla birlikte, yeniden dönüştürülebilen maddelerin tekrar ham madde olarak kullanılması büyük miktarda enerji tasarrufunu doğurur. Bunu bir örnek ile açıklayacak olursak, yeniden kazanılabilir alüminyumun kullanılması, alüminyumun sıfırdan imal edilmesine oranla %35 ‘ e varan enerji tasarrufu sağlar. Çöpteki nesneleri ham madde olarak kullandığımız sürece, çevre kirliliğinin gün geçtikçe artma durumunu da engellemiş oluruz. Hurda kağıdı tekrar kağıt imalatında kullandığımızda hava kirliliğini %74-94, su kirliliğini %35 ve su kullanımını %45 azaltıyoruz. Çevremize, doğaya, ülke ekonomisine ve de en önemlisi kendimize olan sorumluluğumuzdan dolayı günümüzde hepimizin yeniden dönüşüm projesi içinde yer alması oldukça önemli ve gereklidir. Bunun için geri dönüşümü destekleyin. Ambalajında geri dönüşüm işareti olan ürünleri yeğleyin, cam ambalajın binlerce yıldır geri döndüğünü ve içindeki ürünün camla hiçbir etkileşimde bulunmadığını bilerek alın. Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi plastik ürünleri yeniden kullanın. Az miktardaki alışverişlerinizde gereksiz yere plastik poşet kullanmayın. Şişe ve kavanoz gibi cam saklama ürünlerini tekrar kullanabilirsiniz. Atmak istediğiniz cam malzemeleri organik çöplerle birlikte atmayın. Biriktirip en yakınınızdaki cam kumbaralarına atın, bunun için biz insanlara olanaklar sunulmuştur. Cam şişe ve kavanozları atarken renklileri ve renksizleri ayırın. Metal kapakları çıkartın. Çocuklara oyuncak alırken dayanıklı olmasına dikkat edin. Oyuncaklar bozulduklarında çöpe giderler ve geri dönüşümleri çok zor olur. 

Lütfen çevremiz için duyarlı olalım…