siyah bot modelleri

Soğuk havalardan olduğu gibi kar ve yağmur gibi doğa etmenlerinden de korunma ihtiyacını karşılayan botlar, sezonun bot modasıyla birlikte özellikle siyah renkte farklı tasarım alternatifleriyle birlikte erkek ve kadınlar için satışa sunuluyor.
Klasik ve spor tarzda olan bot modelleri olarak erkek ve kadınlar için ikiye ayrılan temel tasarım çeşitleri yeni sezonun beraberinde geliyor.
Erkekler için Yeni Sezon Siyah Bot Modelleri
Klasik: Erkek klasik içerisinde bağcıksız modeller özellikle sezonun en gözde modelleri oluyorlar. Bağcığı Travestiler bulunmayan erkek siyah klasik botlar dikiş ve küçük kemer detaylarına da sahip oluyorlar.
Spor Tarz: Spor tarz erkek siyah botlarda taban yüksekliği standart ve alçak olan iki tasarım müşterilere sunuluyor. Bağcıklı olmalarıyla birlikte aynı zamanda rahat ve konforlu bir kullanım imkanı sunun spor tarz modelleri, erkekleri yeni sezonda hem görsel açıdan hem de konfor açısından tatmin edecek.
Kadınlar için Yeni Sezon Siyah Bot Modelleri
Çizme Botlar: Kadın siyah botlar tasarım açısından çizme bot karışımı yenilikçi ve modern bir şekilde kadınlara sunuluyorlar. Parlak ve siyah mat tonlarını bulunduran çizme botlar, oldukça rahat.
Klasik Botlar: Klasik tarzda tasarlanan siyah kadın botlarda ilgiyi daha çok topuk detayına sahip olan modeller çekiyor. Klasik botlarda demir figür işlemeler bot üzerinde yer alabildiği gibi bunun yerine daha sade modeller de alternatif olarak sağlanıyor.
Spor Botlar: Alışılagelmiş bot tasarımına sahip olan spor tarzda kadın , üstünde yer alan küçük detaylarla ve bağcıklı yapısıyla ön plana çıkıyor.

Sarar Mont Modelleri Travesti

Erkek giyim sektöründe en çok tercih edilen markalardan biri Sarar dır. Sarar ürünleri arasında erkekler için hem şık hem de kaliteli ürün seçenekleri bulunuyor. Kışın en çok ihtiyaç duyulan montlar da Sarar mağazalarında sizlere sunuluyor. Sarar mont modelleri İstanbul Travesti daha çok klasik tarzlarda giyinen kişilerin tarzlarına hitap eden tasarımları sizlere sunuyor. Bu montlar arasında hem gençler için hem de ileri yaşlardaki kişiler için farklı tasarımlar bulunuyor.
Sarar mont modelleri arasın da en çok ilgi görenler kaşe montlar oluyor. Kaşe mont modelleri klasik giyim için erkeklerin en çok tercih ettikleri ürünlerdir. Kumaş veya kot pantolonlarla kullanılmak için çok uygun olan bu tasarımlar da özellikle de siyah renk en fazla tercih edilen oluyor. Siyah kaban modelleri her zaman her kombin ile kullanılabilen bu montlar arasında uzun veya kısa olan tasarımlar da bulunuyor. Uzun boylu erkekler daha çok uzun kaşe montları tercih ederken kısa boylu beyler daha kıs tasarımları tercih ediyorlar. Yeni sezonda Sarar mağazalarında ilgi gören montlar ise hem spor olarak hem de klasik olarak kullanılabilen mont tasarımları oluyor.
Farklı mont tasarımı kullanmak isteyenler için şapkalı olan montlar tercih edilebilir. Şapkalı kaşe mont modelleri hem şık hem de kullanışlı oldukları için genellikle genç erkekler bu ürünleri daha çok tercih etmektedir.

Korkmak

Kelime anlamı ; herhangi bir şekilde gelişen durum anında kişinin panik halinde olması , endişe duyması , zaman zaman hareketsiz kalması , konuşamaması ve bu sebepten vücut fonksiyonlarının değişmesi durumuna verilen addır . Bu durum her insana göre farklılık gösterebilmektedir . Bazı insanlarda korkmak eylemi oldukça abartılı bir hal alsa da , bu kişinin elinde olan bir durum değildir . Bu gibi durumlarda kişiyi korkutacak veya panik haline sokacak nedenlerden uzaklaşmak gerekir . Korku duyan kişinin vücudu bazı durumlarda otomatik olarak savunmaya geçmektedir . Diş ve çenenin ana savunmaya geçmesinin her insanda normal seyirde ilerleyen bir durum olduğu bilim adamları tarafından açıklanmıştır . Herhangi bir şeyden korkan insan , ufak çaplı bir tedirginlik yaşasa dahi , farkında olmasa bile bunu çok zor atlatabilir . Bir süre sonra , hatta belki yıllar sonra korktuğu an yaşadığı kısa panik veya tedirginlik , aslında kişide kalıtsal sorunlara yol açmış ve bunu belli bir zaman diliminde kendini kişiye tekrar hatırlatabilir . Korkmak eylemi , kişide ciddi sinir yapısı sarsıntılarına yol açmaktadır . Deyimlerde yer edinen “ öd patlaması “ durumu aslında korku halinde iken yaşanması mümkün olan bir durumdur . Korkan kişinin vücudunda bazı değişiklikler gözlemlenmektedir . Karın veya mide ağrısı , nefes almada güçlük , ani gelişen refleksler ve buna bağlı çarpmalar , eğer yüksek dereceli bir korku yaşanmış ise bayılmalar ve sinir yapısı sarsıntısı sonucu ağlamak yada gülmek eyleminin başlayıp , hemen ardından bunun durdurulamaması söz konusu olabilir . Nadiren rastlanan bazı durumlarda korkan kişi akıl sağlığını kaybetme eşiğine gelebilir .

Güneş Gözlüğü

Güneş gözlüğü , genellikle yaz aylarında ve güneşli günlerde güneşin zararlı olan ışınlarından gözü korumak amaçlı kullanılan bir aksesuardır . Fakat güneş gözlüğünün çok fazla kullanılması kulaklarda duyma problemlerine yola açabilmektedir . Özellikle lens kullananların her daim yanlarında bulunması gereken ve güneşli günlerde muhakkak kullanılması gereken bir eşyadır . Güneşe karşı hassas olan insanların ya da çocukların güneş gözlüğünü sağlık açısından kullanması önemle tavsiye edilir . En önemli organımız olan ve yaşadığımız hayatı görmemizi sağlayan gözlerimizi korumak için güneşten kaçmak yerine güneş gözlüğü kullanarak bu durumu örtebiliriz . Fakat göz koruma aparatı olan bu aksesuar kesinlikle ucuz malzemeden üretilmiş veya plastik malzeme içeren ürünlerden kesinlikle ve kesinlikle olamamalıdır . Ucuz veya kötü malzemelerden elde edilmiş gözlüklerin kullanılması durumunda göz sağlığını dikkate almak yerine daha da fazla zarar verdiğini farketmemiş olsanız bile aslında çok zarar vermiş oluyorsunuz . Güneş gözlüğü ilk olarak Çin ‘liler tarafından 7 ‘nci yüz yılda icat edilip günümüze kadar gelmiştir . Güneş gözlüğü adı üstünde olduğu gibi güneşten korunmak amaçlı kullanılan ve baş ağrılarının önüne geçmek için kullanılan bir araç olsa da günümüzde ki bir çok bilinçsiz insan sadece tarz görünmek için ve rahat bakış açısı sağlamak için ucuz veya pahalı olsada böyle bir yol seçip kendilerine iyilik yapmış olmuyorlar . Migren diye nitelendirilen baş ağrılarının en yoğun yaşandığı bir hastalığa yakalanan insanın mutlaka güneşli havalarda dışarı çıkarken kaliteli ve gerçek camdan yapılmış bir güneş gözlüğü kullanması gerekir . Aslında Çin ‘lilerde 7 ‘nci yüz yılda icat ettikleri güneş gözlüklerini güneşten korunmak için değilde yargıçların mahkemelerde yüz ifadelerini saklamak için kullandığı söylenmektedir .

Yıldırım

Gök yüzünde bulunan bulutların üst katmanlarında oluşan pozitif yüklere , alt katmanlarda bulunan negatif yüklerin bir araya gelerek oluşturduğu enerji transferine verilen addır ve yer yüzü ile bulut arasında bulunan elektrik yüklerinin hızlı deşarj olması , yıldırım oluşumuna sebep olur . Yer yüzü ve bulut arasında bulunan çok yüksek gerilimli elektriğin boşalması durumuna yıldırım adı verilir . Buluttaki buz kristali adı verilen cisimlerin birbirine sürterek elektrik oluşturduğu ve bu sebepten de yıldırım meydana geldiği bilimsel olarak açıklanmış bir durumdur . Bulut ve yer arasında oluşmuş olan potansiyel farkın artması ve yüksek oranda bir değere ulaşması durumunda , bulunan havanın iletken olmaması sebebi ile havada iletken bir kanal oluşur ve buna istinaden gök yüzünde oluşan yıldırım yer yüzüne düşer . Şimşek ve yıldırımın aynı anlamı taşıdığı bilinmektedir fakat farklı anlamlar taşımaktadır . Bulutlar arasında gelişen ve yer yüzüne düşmeyen olaya şimşek , yalnız bulutlar arasında kalmayıp , toprak ve gök yüzü arasında oluşan etkileşime yıldırım adı verilir . Yıldırımın hızı yaklaşık olarak 1000 km’ dir . Yıldırımın yer yüzüne düşmesi sonucunda aniden gerçekleşen ısılar meydana gelir ve buna bağlı olarak hortum ya da hortumlar oluşabilmektedir . Oluşan yıldırımın sıcaklığı , yaklaşık olarak 1500 derece’ dir ve havanın 15000 dereceye kadar ısınmasına sebep olabilmektedir . Böylelikle yıldırım , bir çok yıkıcı ve yanıcı olayı doğurmaktadır . Yıldırım hakkında ortaya atılan ve araştırmaya başlanılan ilk teoriler 17 . yy. ‘ da geliştiği söz konusudur . İlk teoriyi Descartes adında uzman bir bilim adamı ortaya atmıştır ve ilk araştırmalar ortaya atılan bu teorinin üzerine gelişmiştir .

Kalem

Kalem , daha çok yazı yazmakta ve türlerine göre değişgenlik gösteren kalemler resim çizmekte kullanılan uzun ve ince bir çubuk şeklindeki araçtır . İlk olarak üretilen kalem kurşun kalemdir . Büyük bir çoğunluğu ahşaptan oluşan kurşun kalemin içi ise grafit ile oludur . Yazmasını sağlayan madde grafit olsa da bunu çehreleyen ahşap yazı yazmada veya resim çizmekte kolaylık tanımaktadır . Sadece ahşapla çehrelenmiş kurşun kalemler olmadığı gibi metal veya plastikle kaplı olarak bilinen kurşun kalemlerde vardır . Fakat en bilindik tipi ahşapla çevrili olan ve içi yazmayı ya da çizmeyi sağlayan grafitle doludur . Kurşun kaleme en yakın örnek olarak gösterilen ise uçlu kalemdir . Uçlu kalem mekanik bir kalemdir . Tepesinden bastıkça karbondan üretilen uçları kalemin ucuna çıkartan ve yazmayı ya da çizmeyi gerçekleştirebileceğiniz kalemlerden biridir . Çek Cumhuriyeti ‘ndeki bir firma tarafından üretilmeye başlanan uçlu kalemler kurşun kalemin en pratik halini gözler önüne sermektedir . Kullanımlara göre bu kalemlerin uçlarına verilen çaplar değişmektedir . 0.5 , 0.7 ve 0.9 olarak bilinen en keskin örnekleridir . Tükenmez kalem ise içindeki borucuğun mürekkeple dolu olması özelliğiyle bilinmektedir . Borucuğun içindeki mürekkep tükenmez kalemin ucundaki metal bilye tarafından kağıda aktarılarak yazı yazıla bilir veya çizilebilir . Tükenmez kaleme verilen ‘tükenmez ‘ ismi ise mürekkebin kağıda temas ettiğinde kurşun kalemin silgi ile silindiği gibi silinemediğinden dolayıdır . Tükenmez kaleme neden bu ismin verildiğininde diğer bir cevabı bu kalem ile 2 – 3 kilo metre uzunluğunda bir çizgi çizilebilmesidir . Tükenmez kalem ise 1888 yılında Amerika ‘lı bir denizci tarafından icat edilmiştir ve patenti alınmıştır .

Telefon

Telefon , birbirinin arasında mesafeler bulunan insanların birbiriyle iletişime geçmesini ve bilgi alışverişini gerçekleşmesini sağlayan ses alıp verme aygıtına verilen isimdir . Telefon , ses dalgalarının karşı tarafın duyabilmesi ve karşı tarafında ses dalgalarının diğer bireye ulaşmasını sağlar . Telefon kelimesinin anlamı eski Yunanca ‘ya dayanmaktadır . Telos kelimesi Yunanca ‘da uzak kelimesini simgelemektedir ve Phone kelimesi ise ses kelimesini ifade etmektedir . Bu iki kelimenin oluşumundan türeyen sözcük ise hepimizin bildiği gibi Telephone yani telefondur . Telefonun ilk icadı tarihte Alexande Graham Bell ve Charles Sumner Tainter tarafından gerçekleştirilmiştir . O dönemde ise adını radyofon koymuşlardır . İki bilim adamı başarılı icatlarıyla ilk deneyimlerini 15 Şubat 1880 günü gerçekleştirmişlerdir . 1880 yılından günümüze kadar uzanan telefon icadı tarihte bir çok şekili alsa da şu anda bir çok bireyin cebini dolduran bir icattır . Telefon ilk etapta telgraf tellerine benzer bir sistemde iki insanın iletişim kurabileceği şekilde ayarlanmıştır . 1880 yılından beri kullanılan telefon tarihin önemli olaylarında büyük ölçüde kolaylık sağlayan bir unsurdur . Gittikçe geliştirilen ve kullanılması daha kolay hale getirilen telefon hala Dünya ‘da ki en kolay haberleşme aygıtıdır . Tarihte elde edilmesi ve kullanılması her insana nasip olmayan telefon buluşu şimdilerde 7 ‘den 70 ‘ e bir çok insanın elinde veya cebindedir . Günümüz teknolojisiyle bir çok fonksiyon eklenen telefon icadı bulunan bilgisayarla pekiştirilmiş bir biçimde hayatımızın içinde de diyebiliriz . Cebimizdeki telefonlar ne kadar haberleşmemizi sağlasa da aslında bir çok uygulamaya da sahiptir . Tarihle bağdaştırıldığında hem telgraf çeken hemde ses dalgalarıyla iletişime geçmemizi sağlayan bir cihaz haliine gelmiştir .

SARHOŞ OLMAK

Sarhoş olma durumunun sebebi çok fazla alkol tüketmektir . Aşırı miktarda alkol tüketimi hareket yetersizliğine , refleks bozukluğuna , duyu bozukluğuna , saldırgan hareketlerde bulunma , aşırı mutluluk ya da aşırı mutsuzluk yaşama gibi durumlara yol açmaktadır . Herkesin alkole karşı farklı bir duyarlılığı vardır . Kimisi yaştan , kimisi vücut yapısından ya da vücudun dayanıklılığından alkolü kaldıramayabilir . Hiçbir içki hiçbir insan üzerinde aynı etkisi göstermez . İçilen alkole göre vücut tepki verir . Çok kısa sürede aşırı miktarda içki alınırsa , içici komaya girebilir . Bu sebepten nefes alamama ve kollaps yüzünden alkol alan kişi ölümle karşılaşabilir . Çok içip sarhoş olmak istemiyorsanız , alkol almadan önce bir bardak süt içip sarhoş olmayı minimum seviyeye indirebilirsiniz . Alkol içerken tek tip alkol tüketilmelidir . Hammaddesinde tahıl ve üzüm olan alkoller aynı anda tüketilmemeli , birlikte içilmemelidir . Sarhoş olmamak için alkol içerken ara sıra su da içilmelidir . Alkol , vücuttaki tüm dengeyi etkisi altına alır ve çok sarhoş olduğunuzda ertesi gün neler yaptığınızı , ne konuştuğunuzu hatırlamamanız da çok normaldir . Mümkünse sarhoş olmamak adına tek tip içki tüketmekte fayda var . Alkol alındığında , mide ve bağırsaklar başta olmak üzere tüm vücudu kötü yönde etkilemektedir . Alkolden bir gün sonra bir şey yiyemiyorsanız ve mideniz çok kötü durumda ise , alkol sonrası suda eriyen ilaçlardan tüketebilirsiniz . Açılmanıza , kendinize gelmenize ve vücut dengesini tekrar eski haline getirmeye yardımcı olur . Sarhoş olduğunuzda mümkün oldukça dik durmaya ve bilincinizi sağlam tutmaya dikkat etmek gerekir . Vücudun daha az zarar görmesi için alkol tüketimi az olmalıdır.

SİVRİSİNEKLER

Sivrisinekler,çift kanatlılar familyası olup bir çok insan ve memeli hayvanların kanları ile beslenir.Dişi sivrisinek yumurtlama yapabilmesi için kan emmek durumunda olup,bazı sivrisinek türleri tamamen bitki ve meyvelerle beslenir.Birçok hastalığı beraberinde taşıyan bu kan emici tür genellikle bataklık ve sulak yerlerde daha etkili üreyerek sıtma mikrobu ,sarı humma gibi hastalıkları yaymaktadırlar.Sivrisinekler 4 evre ile gelişimini tamamlar,suda yumurta olarak geçen zaman,daha sonra larva,pupa(kurtcuk) ve erişkin zamanları ,erişkin olduktan sonra yaşayabilecekleri gün sayısı ise 3 gün olup,dişi sivrisinekler de olduktan hemen sonra ölürler.Kan emici böceklerin F 16 sı olan bu sivrisinekler,özellikle uçarken vızıldama sesinden dolayı insanı çileden çıkarmakta olup insanoğlunun doğal bir müsibeti olurlar.Gecenin bir yarısı inatla insanın kulağının içine girmeye çalışması da cabası neden ?ne işin var? diye hayıflanmamak içten değil.Zaten aşırı şekilde ve hızlı bir biçimde üreme ve çiftleşme potansiyeli plan bu sivrisineklerin bir de dünya üzerinde binlerce değişik türleri de mevcuttur.Sivrisinekler(dişi) ,avını yakalamadan önce kişinin nefes alışverişinde ki karbondioksit bulutunu değerlendirerek damak tadına uygun olup olmadığını analiz ederler.Erkek sivrisineklerin yumurtlamak gibi bir sorunu olmadığı gibi kana ihtiyacı da yoktur,çiçek özü ve bitkiler onlar için yeterli besin kaynağıdır.Sivrisineklerde bir diğer avlanma taktiği ise insanın ter kokusu ,ter kokusu da bu tür kan emici sivrisinek için yeterli bir sinyaldir .Sivrisineklerden kurtulmak için bir çok kimyasal ilaçlar ve bir çok teknikler mevcuttur,sivrisinekler duman yakıldığı zaman kaçarlar,fesleğen,soya ve okaliptüs yağı doğal yöntemlerle uzaklaştırma metodları ama yine de bir şekilde ortaya çıkınca insanın belki de bu hayvanı öldürmekten pişman olmamasına sebep olacak etkenlerle karşılaştırabilmeside var.Dünya üzerinde sağladığı bir eko sistem olmasına rağmen gözüne kestirdiği kurbanına grup halinde saldırarak 60 yerinden sokması eko sisteme sitemler olarak yansır.

NAZIM HİKMET KİMDİR

Çağdaş Türk şiirinin bu zamana kadar en önemli isimlerinden biri olarak tarihe geçen Nazım Hikmet Ran , Türk Edebiyatı ‘ na bir çok sayıda değerli eser bırakmıştır . Nazım Hikmet , Türkiye ’ de serbest nazımı ilk kullananlar arasındadır . Nazım Hikmet gerek bıraktığı eserler , gerek sanatı , gerekse hareketli siyasi hayatı ve görüşü nedeni ile insanlığın hafızalarından hiç bir zaman silinmeyecek isimler arasına girmeyi başarmıştır . Roman , masal , şiir ve oyun gibi çeşitli eserler yazmıştır . Anadolu ’ ya geçtiği sıralarda , savaşın ve halkın sorunlarına tanıklık eden önemli ismimiz Nazım Hikmet , o güne kadar yeterli düzeyde farkına varamadığı bir çok gerçekle yüzleşmiştir . Bunun ardından , hece ve aruzun ona yetemeyeceğini ve farklı bir şiir anlayışına gitmesi gerektiğini anlamıştır . Bu duygularını ise şu dizeleri ile dile getirmiştir ; “ Anadolu ’ ya geçtim . Millet burada sıska , Nuh ’ tan kalma silahı , açlığı ve de bitiyle savaşıyordu Yunan ordularına karşı . Milleti ve savaşını keşfettim . Şaştım , korktum , sevdim ve bütün bunları yazmak gerektiğini sezdim . Şiirle yeni şeylerin , şimdiye kadar söylenmemiş şeylerin ifade edilmesi gerektiğini sezdim . Bu işte önce beni yeni öze göre yeni bir şekil bulmak meselesi ilgilendirdi . İşe kafiyeden başladım . Kafiyeleri mısraların sonunda değil de bir sonda bir başta denedim . ” Nazım Hikmet siyasi görüşleri yüzünden defalarca kez tutuklanmış , şiirleri 50 ’den fazla dile çevrilmiş , “ romantik komünist ” ve “ mavi gözlü dev ” diye de adlandırılan , Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olmuştur .